Bundan yaklaşık 2 yıl kadar önce Serhat Şeftali’nin ‘Ayrıntılardaki Mutluluk’ adlı kitabını okumuştum. Geçen gün bir kitapçıda tekrar bu kitaba rastlamam beni bu yazıyı yazmaya yazmaya iten asıl sebepti. Serhat Şeftali o kitapta ne mi anlatmıştı; büyük hedeflerin ve mutlulukların peşinde koşanların aslında her zaman mutsuzluğun tam da göbeğinde yer aldığını anlatmıştı.
Aslında beni de genelde mutsuz eden şeyler hedeflerim ve arzularımdı. Çünkü ne zaman hedefime ulaşamasam veya arzuladığım bir şey olmasa mutsuz olurdum. Ama bu kitabı okuduktan sonra asıl mutluluğun ayrıntılarda gizli olduğunu ve hiç bir şeyi hayatımın merkezi olarak görmemem gerektiğini fark ettim. Bizler bir gül peşinde koşarken ayağımızın altında ezilen çiçeklerin farkında olmuyoruz ne yazık ki. Oysa asıl güzellik, ahenk,hayatımıza katılacak renk onlarda gizli. Ama bunları anlayabilmek için ne yazık ki sadece bakmak yetmiyor, gönül gözümüzün de açık olması gerekiyor. Gönül gözü kapalı olan insanları mutlu göremezsiniz çünkü daima onları mutsuz edecek bir şey mevcuttur hayatlarında. Çünkü kendilerini hep en uzağa odaklarlar ve istedikleri olmadığı zaman da sürekli yakınırlar. Ben size hedefleriniz, arzularınız olmasın demiyorum,tabi ki olacak zaten olmazsa hayatınız boş geçer ama bu hedef ve arzuların boyutunu abartmamak,hayatımızın merkezi haline getirmemek gerektiğini düşünüyorum. Nitekim bu hayata bir defa geliyoruz. Hayatınızda sizi mutsuz eden ne varsa ondan olabildiğince uzak durun; bu bir hedef,arzu,insan vs. olabilir. Sizin için hiçbir şey vazgeçilmez olamamalı. Çünkü aslında her vazgeçilmezimizle belki de hayatın güzelliklerinden,detaylarında gizlediği mutluluklardan bir adım daha uzaklaşıyor, hayatımızdan vazgeçiyoruz.
Serhat Şeftali’nin de kitabında bahsettiği gibi “ Mutluluk bizim içimizdedir. Gönlü huzurla dolan için mekanın hiçbir önemi yoktur. Yağmurlar altında ıslansa da, dertler içinde boğuşsa da o mutludur. Mutluluklar ayrıntılardadır; ayrıntılar ise mutluluğun ayak sesleridir. Hayata sımsıcak sarılabilmenin işareti işte bu adımı atabilmekten geçer.”

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder